Mısır Üretimi Rehberi - Toprak - Ekim Zamanı - Sulama ve Gübreleme

Mısır Üretimi Rehberi - Toprak - Ekim Zamanı - Sulama ve Gübreleme

   
 

   Mısır; tropik, subtropik ve ılıman iklim kuşaklarına uyum gösteren, Antarktika dışında 58o kuzey ile 40o güney enlemleri arasında geniş bir yayılış alanına sahip, deniz seviyesinden başlayıp 4000 m rakıma kadar yetişebilen, bol güneş isteyen, kısa gün reaksiyonlu tek yıllık bir sıcak iklim tahılıdır.
 

Mısır Üretimi

 

TOPRAK İSTEĞİ

   Mısır; verimli, derin, drenajı ve havalanması iyi, tuzluluk sorunu bulunmayan ve asitlik açısından nötr (pH 6–7) özellikteki pek çok farklı toprakta başarıyla yetişir. Toprak seçiciliği düşüktür; ancak tuzluluğa (> 1.7 Mmhos/cm) ve yüksek taban suyuna hassas olduğundan bu koşullara sahip alanlarda mısır tarımından kaçınılmalıdır.

 

TARLA HAZIRLIĞI

   Boş (nadas) bırakılmış tarlalarda, sonbaharda kulaklı pullukla yaklaşık 20 cm derinlikte sürüm yapılıp ekim mevsimine kadar bekletilmesi önerilir. Ekimden hemen önce kazayağı benzeri yüzlek işleyen aletlerle toprak kabartılmalı; taban gübreleri ve varsa ekim öncesi toprakla karıştırılacak yabancı ot ilaçları uygulanıp tırmıkla homojen dağılım sağlanmalıdır. Sonbahar sürümü yapılamadıysa, ilk toprak işlemesi ilkbaharda toprağı devirerek değil, yırtarak yüzlek çalışan çizel gibi aletlerle yapılmalıdır.

 

ÇEŞİT SEÇİMİ

   Geçmişte açık tozlanan, verimi düşük yerel köy çeşitleri kullanılırken; günümüzde hibritlerin geliştirilmesiyle bu çeşitler hızla yerlerini tekli, ikili, üçlü ya da dörtlü melez hibritlere bırakmıştır. Piyasada en yaygın grup tekli melez mısır hibritleridir.

   Çeşit seçiminde bölgeye adaptasyon, olgunlaşma gün sayısı ve erkencilik-geçcilik durumunun uygunluğu mutlaka dikkate alınmalıdır. FAO sınıflamasına göre mısır çeşitleri olgunlaşma gün sayılarına göre FAO-100’den FAO-800’e uzanan 8 gruba ayrılır. FAO-100 çok erkenci (yaklaşık 70–75 gün), FAO-800 çok geçci (yaklaşık 140 gün) gruptur. FAO-400 orta erkenci (100–105 gün), FAO-600 ise orta geçci (115–125 gün) grupları temsil eder.

   Anadolu’da genel olarak FAO 500–600 grupları daha iyi sonuç verirken, vejetasyon süresinin uzun olduğu güney bölgelerde FAO 700–800 grupları üstün performans gösterebilmektedir. Çeşit seçiminde olgunlaşma süresi dışında yüksek verim potansiyeli, bölgedeki olası hastalık-zararlılara ve yatmaya dayanıklılık da aranmalıdır.

 

EKİM ZAMANI

   Uygun çimlenme ve çıkış için toprak sıcaklığının 10–12oC olması gerekir. Bu eşiğin altındaki ekimlerde çıkış gecikmesi ve tohum çürümesi riski artar. Bu nedenle toprak ısısı 10–12oC’yi bulduğunda ekime geçilmelidir. Takvim olarak Trakya’da 25 Nisan sonrası, güney bölgelerde Nisan başı, Orta Anadolu’da ise 25 Nisan itibarıyla ana ürün ekimi yapılabilir.

   Genel kural, bölgenin son don tarihinden sonra ekime başlamak şeklindedir; aksi halde genç fideler don zararı görebilir. En geç Mayıs’ın ilk haftası sonu–ikinci haftası ortasına kadar ekim tamamlanmalıdır. Bu tarihlerden sonraki ekimlerde tozlanma dönemi aşırı sıcak-kurak periyoda denk gelebilir, döllenme yetersizliği tane verimini düşürebilir. Çok geç ekimlerde olgunlaşma-kuruma-hasat periyotları yağışlı döneme kalıp ürünün tarlada kalmasına yol açabilir.

   Güney bölgelerde Haziran sonuna kadar yapılan II. ürün mısır ekimleri tane verimi açısından iyi sonuç verirken, Trakya’da II. ürün verimleri zayıf olabilir. Bu bölgede verim düşüklüğü göze alınacaksa çok erkenci çeşitler tercih edilebilir. Amaç silajsa II. ürün olarak farklı mısır çeşitleri rahatlıkla ekilebilir; Haziran sonu–Temmuz başı ekilen II. ürün mısır Eylül sonu silajlık olarak biçilebilir.

Mısır Üretimi
 

EKİM ŞEKLİ VE EKİM SIKLIĞI

   Serpme ekime uygun olmayan yörelerde dahi, pnömatik (havalı) ekim makineleri ile istenen sıra arası ve sıra üzeri mesafeler hassas biçimde ayarlanarak ekim yapılabilmektedir. Yaygın uygulamada sıra arası 70 cm, sıra üzeri 25 cm olup dekara yaklaşık 6.000 bitki düşer. Araştırmalar tane verimi için dekara 6.000–7.000 bitkinin optimum olduğunu; 8.000–9.000 bitkide de yüksek verimlerin alınabildiğini göstermektedir.

   Amaç silaj ise sıra arası ve sıra üzeri mesafe daraltılabilir (ör. 60 cm × 15–20 cm). Bu durumda bitki sıklığı artar; bitkiler daha ince, uzun ve yapraklı olur, bu da silaj verimini yükseltir. Tane üretimi için 70 cm × 25 cm aralığında ekimde, çeşidin bin tane ağırlığına bağlı olarak dekara 2–3 kg tohumluk gereklidir.

 

YABANCI OT MÜCADELESİ

   Mısır yetiştiriciliğinde rekabetsiz bir ortam sağlanmalı; su ve besin maddelerini tüketen yabancı otlar uzaklaştırılmalıdır. Yabancı otlar ayrıca hastalık ve zararlıları barındırarak verimi düşürür. Herbisitler uygulama zamanına göre üç gruptur: ekim öncesi toprağa karıştırılanlar, ekim sonrası–çıkış öncesi uygulananlar ve çıkış sonrası yeşil aksam ilaçlamaları.

   Ülkemizde yaygın uygulama, çıkış öncesi toprak yüzeyi ilaçlamasıdır. Ekimden hemen sonra, henüz çıkış olmadan tarla ilaçlanır. Tek yıllık dar ve geniş yapraklı yabancı ot kontrolünde dekara 500 ml “Primextra” kullanılır; çok ağır bünyeli topraklarda 600 ml/da, kumsal veya organik maddesi çok düşük (%0.5 civarı) topraklarda 350 ml/da doz önerilir. Çıkış öncesi “Guardian” da tercih edilebilir.

   Çıkış sonrası, bitkiler 15–20 cm boya ulaştığında ve geniş yapraklı ot yoğunluğu yüksekse dekara 100–150 ml dozda “2,4 D Amin” içeren preparatlar uygulanabilir. Piyasaya yeni formülasyonlar çıkabildiğinden en güncel ve etkili ürünler için tarımsal kuruluşlar veya ilaç bayileriyle görüşülmelidir.

   Günümüzde transgenik (genetiği değiştirilmiş) mısır çeşitleriyle yabancı ot ve bazı zararlılara karşı biyoteknolojik çözümler de vardır; ancak bu tip çeşitlerin kullanımı hakkındaki tartışmalar sürmekte olup ülkemizde üretimde kullanımı şimdilik yasaktır.
 

HASTALIKLAR VE ZARARLILAR

   Mısır yetişme süresince mantar, bakteri, virüs ve nematod kaynaklı birçok hastalık ve zararlı ile karşılaşabilir. Yaygın hastalıklar; kök, sap, koçan ve tanelerde çürüklükler; Helminthosporium spp. (ör. H. maydis, H. turcicum) kaynaklı yaprak yanıklıkları ve tane verimini ciddi düşürebilen rastık (Ustilago maydis) olarak sayılabilir.

   Önemli zararlılar arasında yaprak bitleri (Aphid maidis), kırmızı örümcekler (Tetranychus spp.), yeşil kurt (Heliothis armigara), çizgili yaprak kurdu (Spodoptera), bazı bölgelerde sap ve koçanda galeri açarak zarar yapan mısır sap kurdu (Östrinia sp) ve mısır koçan kurdu (Sesamia sp) bulunur.

   Mücadelede öncelik, dayanıklı çeşit seçimi ve münavebedir. Ekim öncesi tohum ilaçlaması (hastalıklar ve toprak altı zararlıları için) yapılmalı; hasat sonrası artıklar tarladan uzaklaştırılmalıdır. Yetişme döneminde dengeli gübreleme ile bitkiler zayıf bırakılmamalıdır. Gerekirse kimyasal mücadeleye başvurularak hastalıklara karşı fungusit, zararlılara karşı insektisitler kullanılabilir.

 

MISIRIN SULAMA SUYU İHTİYACI VE SULAMA ZAMANI

   Mısırda sulama açısından kritik dönem çiçeklenmedir. Tepe püskülü ve tozlanma sırasında yaşanacak su açığı, koçandaki tane sayısını düşürerek verimde belirgin azalmaya neden olur.

Çizelge 1. Mısırın bitki su tüketimi değerleri

Aylar

Bitki Su Tüketimi(mm)

Ortalama Yağış(mm)

Sulama Suyu İhtiyacı (mm)

Mayıs

63,5

42,7

20,8

Haziran

140,6

31,2

109,4

Temmuz

188,8

10,5

178,3

Ağustos

179,5

9,1

170,4

TOPLAM

572,4

93,5

478,9

 

MISIR BİTKİSİNDE EKİM NORMU VE ZAMANI

   Bitki sıklığı; çeşide göre sıra üzeri 25–30 cm, sıra arası 70 cm olacak şekilde ayarlanmalı; dekara 4.500–5.500 bitki düşecek yoğunluk hedeflenmelidir. Ekim, 5 cm derinlikte ve toprak sıcaklığı en az 10 ⁰C olduğunda yapılmalıdır. Orta Anadolu’da ideal ekim zamanı toprak ısısının 13–15 ⁰C olduğu Mayıs ayının ilk yarısıdır.
 

Mısır Üretimi
 

ETKİLİ KÖK DERİNLİĞİ VE SULAMA ARALIĞI

   Bitki su tüketimi; topraktan buharlaşan ve bitkiden terleme ile kaybolan suyun toplamıdır. Çizelge 1’e göre Konya’da mısırın bitki su tüketimi **478,9 mm**’dir.

Mısır Üretimi
 

   Çimlenmeden itibaren mısır hızlı bir kök gelişimi gösterir ve çıkıştan sonraki 7. haftada üst gübreleme döneminde kök sistemi en gelişmiş hâline ulaşır. Etkili kök derinliği **60 cm** olup kılcal köklerin büyük kısmı yüzeyden **40 cm** derinliktedir. Bu nedenle damla sulama programlarında **etkili kök derinliği 40 cm** kabul edilmeli ve tarla kapasitesindeki suyun **%50’si tüketildiğinde** sulamaya başlanmalıdır.

Çizelge 2. Toprağın su alma hızı ve damlatıcı debisine göre damlatıcı aralıkları (cm)
 

Debi l/h

Toprağın Su Alma Hızı (mm/h)

5

10

15

20

25

30

35

40

45

50

55

60

1,6

40

28

23

20

18

16

16

14

13

13

12

12

2,2

67

40

33

28

26

23

22

20

19

18

17

16

2,6

65

46

37

32

29

26

25

23

22

21

20

19

 

 

DAMLA SULAMA BORULARI VE UZATILMA MESAFESİ

   Damla sulama boruları; hafif bünyeli (kumsal) topraklarda her sıraya bir, ağır bünyeli topraklarda ise iki sıraya bir yerleştirilebilir. Ağır bünyeli topraklarda her sıraya hat yerleştirilmesi, ıslatılan alan oranını artırarak sulama suyu ve enerji tüketimini azaltır. Uzatma mesafesi; boru çapı, damlatıcı debisi ve aralığı, basınç ayarlı olup olmadığı ve işletme basıncına bağlı olarak değişir. Basınç ayarlı olmayan yassı damla borular için farklı aralık ve debilerde maksimum uzatma mesafeleri aşağıdaki tabloda verilmiştir.

Akış Değiş.

%

Damlatıcı Aralığı (cm) ve Debisi (l/h)

25 cm

30 cm

40 cm

50 cm

1,6

2,2

2,6

1,6

2,2

2,6

1,6

2,2

2,6

1,6

2,2

2,6

5,0

104

 

72

118

 

80

153

 

106

164

 

119

7,5

116

 

81

130

 

89

180

 

118

185

 

134

10,0

124

 

85

140

 

94

182

 

124

198

 

141

15,0

145

 

91

155

 

102

200

 

137

220

 

156

 

SULAMA ARALIĞI VE SAYISI

   Etkili kök derinliğinde (40 cm) tarla kapasitesindeki suyun **%50’si tüketildiğinde** sulamaya başlanması tavsiye edilir. Bu derinlik için orta–ağır bünyeli topraklarda **40–45 mm**, hafif bünyeli topraklarda **25–30 mm** tüketim eşiği alınabilir. Orta Anadolu koşullarında, toprak bünyesine göre sulama aralığı ve sayıları aşağıdaki tabloda verilmiştir.
 

Aylar

Su Alma Hızı Düşük, Orta ve Ağır(Kil) Bünyeli Topraklar

Su Alma Hızı Yüksek, Ağır(Kumsal) Bünyeli Topraklar

 

Sulama Aralığı(gün)

Sulama Sayısı

Sulama Aralığı(gün)

Sulama Sayısı

Mayıs

-

1

-

1

Haziran

10

2

7-8

2

Temmuz

7-9

3-4

5-6

5-6

Ağustos

8-9

3-4

6-7

4-5

Eylül

 

1

 

1

TOPLAM

 

10-12

 

13-16

 

MISIRIN BİTKİ BESİN MADDESİ İHTİYACI

   1000 kg/da dane mısır için topraktan kaldırılan saf besin miktarları yaklaşık **20–24 kg/da fosfor** ve **26 kg/da potasyum**dur. Gübreleme mutlaka toprak analizine göre planlanmalı; azotlu ve fosforlu gübreler, topraktaki fosfor ve organik madde düzeyi dikkate alınarak düzenlenmelidir. Türkiye toprakları potasyum yönünden genellikle zengin olduğundan, potasyum gübrelemesi ihtiyaç kadar yapılmalıdır.

   Ekim öncesi dekara **5–6 ton ahır gübresi**, **2–3 ton tavuk gübresi** veya **2 ton kompost** verilmesi; organik madde ve besin kaynağı sağlayarak verimi artırır, toprağın fiziksel yapısını iyileştirir. Organik madde uygulanmışsa kimyasal gübre miktarı içerdiği besin yeterliliğine göre **en az yarıya kadar** azaltılabilir. Aşırı tavuk gübresi, toprakta tuz birikimine yol açabileceğinden kaçınılmalıdır.

Çizelge 3. Toprakta mevcut fosfor miktarına göre ekimle birlikte verilecek gübreler
 

Fosfor (kg/da)

Gübre Çeşidi

Doz(kg/da)

0

DAP(18-46-0)

20

3-4

20-20-0+Zn

20

5-6

20-20-0+Zn

15

7-6

20-20-0+Zn

10

>9

A.Sülfat (%21 N)

A.Nitrat (%26 N)

A.Nitrat (%33 N)

20

15

12

 

Öneri: Fosforlu gübreler ekimle birlikte mutlaka tabana verilmelidir.

   Azot ihtiyacının kalan kısmı, her sulamada Çizelge 4’teki programa göre, hasattan **1 ay önceye kadar** tamamlanmalıdır. Damla sulamada azotlu gübreler, saf madde olarak ağır bünyeli topraklarda **9 sulamada 2 kg/da**, hafif bünyeli topraklarda **12 sulamada 1,5 kg/da** uygulanabilir.

Çizelge 4. Mısırda azotlu gübreleme programı (kg/da)

Gübre Çeşidi

Orta ve Ağır Bünyeli Topraklarda

Hafif Bünyeli Topraklarda

A.Sülfat (%21 N)

10,0

7,5

A.Nitrat (% 26 N)

7,5

6,0

A.Nitrat (% 33 N)

6,0

4,5

Üre (%46 N)

4,0

3,0

 

HASAT

   Hasat, koçandaki nem oranı uygun seviyeye geldiğinde yapılmalıdır. Bunun için tarladan alınan örnek koçanlar harmanlanarak tane nemi ölçülmelidir; en güvenilir yöntem budur. Bu imkan yoksa tanenin koçana bağlandığı uç kısmında oluşan siyah nokta gözlenir. Koçanın orta kısımlarından rastgele seçilen 4 tanenin 3’ünde siyah nokta görülüyorsa olgunlaşma tamamlanmıştır. Bu dönemde tane nemi %30–35 civarındadır ve elle hasat için uygundur.

   Mısır, hububat biçerdöverleriyle de hasat edilebilir. Bunun için kesici tablaya mısır saplarını iyi kavrayacak aparatlar takılmalıdır. Makineli hasat için ideal nem %20–25’tir. Koçan fazla kurumuşsa tane kırılmaları artabilir.

   Yüksek nemle yapılan hasatta kayıplar artabileceği gibi, depolama öncesi kurutma maliyeti doğar. Yağışlar elveriyorsa hasat geciktirilerek koçanların tarlada doğal kuruması sağlanabilir. Depolama 6 aydan kısa ise nem %15’e; daha uzun süreli depolamalarda %13–14’e düşürülmelidir.

   Tohumluk amaçlı kurutmada embriyo zarar görmemesi için sıcaklık **36oC’yi geçmemelidir**. Yemlik veya tohumluk dışı kullanımda daha yüksek sıcaklıklarda kurutma yapılabilir. Silaj hasadında ise koçanlar süt olum–hamur olum arasında kıyılarak silaj makinesiyle hasat edilmelidir.